“Şimdi’nin Gücü” Size Nasıl Güç Katar?

“Şimdi’nin Gücü” Size Nasıl Güç Katar?

1999 yılında ilk kez yayınlanan ve tüm dünyada milyonlarca kişi tarafından okunan “Şimdinin Gücü”, benim için yaşamsal önemi olan bir kitap. Bu kitabı ilk kez 10 yıl önce okudum. Yurtdışında bir havaalanında uçağın kalkışını beklerken kitapçı raflarında “ Power of Now ” başlığı gözüme takılmıştı.

Uçakta ilk okuduğumda, pek derinine inemesem de, o günlerde kafamda çok büyüttüğüm bir sorunum karşısında daha rahat ve sakin kalabilmemi sağlamıştı.

Daha sonra bu kitabı, hemen hemen her yıl bir kere okudum. Kendi kişisel gelişimime paralel olarak, her okuyuşumda Eckhart Tolle’un kelimelerinin derinliğine daha çok girebilmeye başladım. Yazdıkları, aslında her birimize , kültürümüze tanıdık olan bilgiler içeriyordu. Örneğin, Tasavvuf edebiyatındaki “Dem Bu Demdir” ( An Bu An’dır) sözü, bire bir Tolle’un bahsettiği “Şimdi’nin Gücü” ile aynı anlamı taşıyordu. Tolle, Tasavvuf’un yanı sıra, Budizm, Taoizm ve üç semai dinin de temel öğretilerini bir potada eritip bize bir rehber olarak sunuyordu. Bunu da inanılmaz sade, zarif ve mütevazi bir şekilde yapıyordu.

“Şimdi’nin Gücü kitabındaki ana mesajı, defalarca okuyup her birinde yeni bir fark ettikten sonra kendi yorumumla sizle paylaşmak isterim.

  1. Biz, zihnimiz değiliz. Yani devamlı ortaya çıkıp, “Şunu şöyle yapmalısın, hayatı şöyle yaşamalısın, aman şu tür insanlara dikkat, vs. vs “diyen bizi endişelere sürükleyen, egonun sesi değiliz. Ondan ayrı, saf ve huzurlu bir “öz” var içimizde. Anda kaldığımız sürece onunla hep temas halindeyiz.
  2. Zihnimiz, geçmiş, şimdi ve gelecek üzerinden düşünür ve hayatı böyle yaşar. Bu da şu demektir: Zihnimiz devamlı ya geçmişle ilgili üzülmekte, pişmanlık duymakta ya da gelecekle ilgili endişe ve korku yaşamaktadır. Bu arada “şimdi”ye çok nadir uğramakta, burada çok az kalmakta, hemen geçmişe ya da geleceğe kaymaktadır.
  3. Zihnimiz, bu şekilde gereksiz bir enerji harcamakta ve yorulmaktadır . Çünkü, geçmiş ve geleceği gerçek anlamda deneyimlemek mümkün değildir. Biri eskiye, biri de henüz yaşamadığımız bir alana ait soyut birer kavram olmaktan öteye gidemezler. Buralara takılan zihin, gereksiz yere üzülmemize, endişelenmemize yol açmakta, asıl yaratma ve gerçekleştirme gücümüzün olduğu “şimdi”ye pek bir şey bırakmamaktadır.
  4. Hayattaki öncelikli doyum kaynağımızın bizim dışımızda olması (sahip olduğumuz maddi şeyler, işteki pozisyonumuz, toplumdaki statümüz, hatta sevdiklerimizle ilişkimiz ) sonunda acı ve hayal kırıklığı potansiyeline sahip. İşte bu yüzden, asıl doyum ve mutluluk, içimizdeki varlığımız, yani “özümüzle” bağlantıda olmak ve yaşamı oradan yaşamakla gerçekleşebilir.
  5. Hepimiz bir büyük Bütün’ün parçasıyız ( bunu bu şekilde görmek, hepimizin birbirinden ayrı olduğu düşüncesini bırakmak, aydınlanmaya giden yolun ilk adımı oluyor).
  6. Zaman bir illüzyon, geçmiş ve gelecek gerçek anlamda aslında yok ve “şimdi” de kalmak bu yüzden çok önemli.

simdininGucuKapakBen “şimdinin gücü”ndeki bir çok şeyi okuyup hatırladıkça ve yavaş yavaş hayatıma geçirdikçe, hayatımın daha rahat, keyifli ve de zevkli hale geldiğini gördüm. Olaylara, insanlara takılmak yerine “şimdi” de kaldıkça, dış faktörlerin beni artık istediği yöne sürükleyemediğini, koşullar değişmese de, daha gücümde durabildiğimi gördüm. Ayağım biraz kayıp, egonu sesine, zihnime biraz kulak versem, hayatıma sahip çıkamayacağımın farkındayım. Ben kendi özümü dinleyip anda kaldıkça, yaşadığım hayat daha benim oluyor, diye hissediyorum.

Ben böyle güçlenip keyiflendikçe kendi deneyimlerimi daha çok insanla paylaşmak ve onların da hayatlarını hakkıyla yaşamalarına destek olmak istiyorum. “Şimdinin Gücü” bana , “egoyu özden ayırmam” sağlayarak güç kattı. Eckhart Tolle’un bu ilk eserini- tüm eserleri çok kıymetli- sade, ama çok çok temel bir kaynak olarak görüyorum. Bu yazıda, sizlere kendi yorumumu aktardım. Kitabın en büyük özelliği; her okuyanın kendi yaşamına istediği gibi uygulayabilmesi, anda kalarak uyarlayabilmesi…

Bir sonraki yazımda biraz Eckhart’in kim olduğuna ve “plan yapmak” konusunda yazdıklarına değineceğim.

Sevgilerimle.

Rana

About the Author

Leave a Comment