“Sınırdaki Sıkıntı”yı Aşmak

“Sınırdaki Sıkıntı”yı Aşmak

İnsanın yaşamda, bildiğiniz gibi en büyük hedeflerinden biri, kafasındaki istek ve hayalleri gerçeğe dönüştürmek…

Hayaller birer birer somutlaştıkça hayatında, insan büyük bir keyif duyuyor. Bir süre sonra da yeni istek ve hayaller belirliyor ufukta. Her şey böyle sürdüğünde gayet güzel, ama bazen hayal ve istekler bir türlü gerçeğe dönüşemiyor.
İnsanların bir koçla çalışmak istemesindeki en büyük etkenlerden biri de bu: Uzun süredir uğraşmalarına rağmen gerçeğe dönüştüremedikleri istek ve hayallerini hayata geçirme arzusu.

Bugün sizlerle, bunun sebeplerine bakmak;  bu süreçte de geçen ay Türkiye’ye gelen, dünyanın en önemli tanınmış koçlarından olan Maria Nemeth’in konuya bakış açısıyla bu paylaşımı yapmak istiyorum.

Maria Nemeth’e göre, iki tür realite var:

1) “Soyut realite”: Bu realite, kafamızdaki fikirlerin, hayallerin, isteklerin olduğu yer. Burası istediğimiz şeyi, istediğimiz şekilde hayal edebileceğimiz bir yer. Özgür bir yer, sınır yok. Bu özgür yerin enerjisi, çok hafif ve çok yüksek. İşte karşımıza yeni bir olasılık çıktığında ya da aklımıza yeni bir fikir geldiğinde, biz de bu soyut realite alanının yüksek enerjisiyle uyumlanıyoruz. Enerjimiz yükseliyor ve heyecan duymaya başlıyoruz.

2) “Somut realite”: Burası soyut realiteden farklı olarak; görme, duyma, dokunma gibi duyularımızın çalıştığı, fiziksel olarak canlıların doğduğu, büyüdüğü ve de öldüğü somut realite alanı. Burada, örneğin artık o uzun zamandır almak istediğimiz evi sadece hayal etmekle kalmıyoruz. Para biriktiriyoruz, emlakçıya gidiyoruz, belki bankadan kredi alıyoruz. Daha sonra da eşyalarımızı topluyoruz, bir kamyon tutuyoruz ve sonunda eve taşınıyoruz. Fiziksel realitede atılan her adım, somut bir sonuca dönüşüyor. İşte insanoğlunun en temel isteklerinden biri de, bu soyut realiteden somut realiteye rahatça geçebilmek.

Şimdi soyut alandan somut alana geçerken, hayal ve isteklerin hayatın gerçeklerine dönüşmesi aşamasında, “sınırdaki sıkıntı” diyebileceğimiz İngilizce’de “trouble at the border” denilen bir durum ortaya çıkıyor. Bu da istekten gerçeğe tam geçiş anında, bizim normalden daha fazla zorlandığımız anlamına geliyor.Bu aşamada  içimizdeki eleştirel ses daha yüksek konuşmaya başlıyor. Yapmak istediğimiz her ne ise bizi ondan vazgeçirecek her türlü şeyi söylemeye başlıyor. Mesela, “Yapamazsın”, “Başaramazsın”, “Geçmişte de yapmıştın, olmamıştı”, “Ya şöyle olursa”, “Ya böyle olursa”, “Ya şu ters giderse” diyen korkak bir ses bu ses.

Hayatımızda bir şeyleri değiştirmek, hep hayallerini kurduğumuz şeyleri gerçeğe dönüştürmek istediğimizde, bu eleştirel ses, sesini çok yükseltiyor ve statükoya dönmemiz için, geriye dönmemiz için uğraşıp didinmeye başlıyor. Değişmeyi, risk almayı hiç sevmiyor. Bununla başa çıkabilmek için de normalden çok daha fazla enerji harcamak gerekiyor. Bu soyuttan somuta geçiş anında bu sesin kuvvetini artırması, paradoksal bir şekilde, aslında bizim yapacağımız şeyin, bizim için çok önemli olduğunu gösteriyor. Bu aşamada önemli olan, sakin bir şekilde bu sesi  uzaklaştırmak ve minik minik de olsa adım atmaya devam etmek.

İşte koç, tam da bu aşamada devreye giriyor. Koç, danışanın, bu soyut alandan somut alana geçmesini destekliyor. “Sınırdaki sıkıntı”yı kişinin kendi kaynaklarından daha yoğun bir şekilde enerji alarak geride bırakması için ona odaklı sorular sorarak düşünmesini sağlıyor, amacına giden yolda  destek veriyor. Bu zorlu süreçte, danışanın elindeki var olan kaynaklarına (para, zaman, fiziksel sağlık ve yaratıcılık gibi) daha bir alıcı gözle bakmasına, bunları daha verimli bir şekilde kullanmasına yardımcı oluyor. Bunları daha verimli bir şekilde kullanan danışan, soyut realiteden somut realiteye daha sağlam bir şekilde geçmeyi başarıyor.

Maria Nemeth’in kısaca bu şekilde özetlediği, benim de koçluk çalışmalarımda danışanlarımla yaşadığım bu “sınırdaki sıkıntı”yı aşma sürecinde, hayatımızdaki bize kaynak olan tüm enerjileri fark etmek ve bunlardan verimli bir şekilde yararlanmak çok önemli.

Bir sonraki yazımda, “Bu yaşam enerjilerinden nasıl yararlanırız?”… Detaylı olarak bahsedeceğim.

Sevgilerimle.

About the Author

Leave a Comment