Tatil sonrası hüznüyle nasıl başa çıkılır?

2015-08

Hemen hemen hepimiz seyahatten döndükten sonra tuhaf bir hüzünle buluruz kendimizi. Bazen de bu çok uzun zamandır dört gözle beklediğimiz tatil ardından bir karamsarlık kaplar içimizi.

Rutin işlere geri dönmek, okul, günlük hayatın sorumluluklarıyla tekrar karşılaşmak bu özgür ve sorumluluklardan uzak yaşadığımız dönemin adeta izini siler gibidir… Bazı insanlarda tatil sonrası yaşanan hüzün; yaptıkları şeyleri sevmedikleri ya da hayatlarına artık eskisi gibi devam edemeyecekleri şeklinde duygular, izlenimler oluşturabilir. Tatil sonrası hüzün tatsız da olsa biraz kararlılıkla ve yaşanılan tatilin güzel yanlarına, bize kazandırdıklarına odaklanarak atlatılabilir. Günlük hayatımızın küçük mutluluklarını tekrar görmek işe yarayabilir. Burada öncelikle neler yapabiliriz bakalım: Bir kere tatil sonrası hüznün belirtilerini kendimizde görüyor muyuz? Bunlar neler? Yorgunluk, huzursuzluk, iştahsızlık, mutsuzluk, nostalji hissi, oturup iş yapamama, günlük işlere konsantre olamama ve bazen de depresif hissetme…

İkinci olarak, tatilden döndüğümüzde bir miktar moral bozukluğunun ya da enerji düşmesinin normal olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü günlük sorumluluklardan, rutinden ve yoğunluktan uzaklaştığımız bu sakin, farklılıklarla dolu zaman dilimlerinden sonra tekrar eski hayatımıza dönmek ve bıraktığımız yerden hemen başlamak mümkün olmayabilir. Bu şekilde hissetmenin doğal olduğunu ve bir süre bu hissin süreceğini baştan kabul etmek bize yararlı olacaktır. Bir kere aynen faklı yaz süreçlerinde yaşandığı gibi tatil sonrası hüznünde de belirli bir zamana ihtiyaç duyabiliriz. Bunu aceleye getirmek, öyle hissetmiyormuşuz gibi davranmak yerine, durumu kabullenerek birkaç günün belki bir haftanın geçmesini beklemek isabetli olabilir.

Üçüncü olarak, tatilin bittiğini ve bir daha geri dönmeyeceğini düşünmek yerine tatilde çektiğimiz fotoğraflara bakmak, arkadaşlarımıza bu filmleri, fotoğrafları göstermek tatil sürecinin yavaş yavaş içselleştirilmesini ve tatil sonrasına daha rahat geçilmesini sağlayabilir. Yeni bir kültüre gittiysek orada öğrendiğimiz bir yemeği yapmak, belki orada gördüğümüz bir sanat eseriyle ilgili internette araştırma yapmak, belgesel seyretmek tatilimizi adeta daha da uzatacak ve şimdiki günlük hayatımızın içine yedirecektir bazen.

Dördüncü olarak da yaşadığımız tatil deneyiminin bizde neler bıraktığını fark etmek gerek, yani hayatımızda kalıcı izlerini bulmaya çalışmak… Seyahate çıktığınızda fark ettiğimiz önemli şeylerden biri azla yetinebilmek. Sadece bir çanta veya valize koyduğumuz giysilerle günlerce bazen haftalarca yaşayabildiğimizi görmek, evimizi, yaşadığımız mekanı, hatta gardırobumuzu sadeleştirmek için bize ilham verebilir. İnterneti ve cep telefonunu daha az kullanmış olduğumuz halde hiçbir şeyin sekteye uğramadığını gördüğümüz için bunlara bağımlılığımız azalabilir. Tatilde kendimizle ilgili fark ettiğimiz, sevdiğimiz şeylere tatilden dönünce de devam etmek bizi motive edebilir. Örneğin; açık havada çok vakit geçirmek, denizde yüzmek, zumba yapmak gibi…

Tatil sonrasında da kendimize iyi bakmak tatil sonrası uyum sağlamayı kolaylaştırır. Tatil ve işe başlama arasında birkaç gün boş bırakmak da işe yarayan bir yöntem olabilir. Örneğin tatilden pazar dönüp pazartesi işe başlamak yerine cuma dönmek,hafta sonunu evde sakin sakin yaşayıp tatili sindirerek geçirmek ve ondan sonra işe başlamak, yine tatilden sonra daha hafif ve sağlıklı yemeğe dönmek, uyku düzenimizi eski haline getirmek, tatilde yaşadığımız sosyalliği sürdürmek adına arkadaşlarımız ve ailemizle bir araya gelmek, bunların hepsi tatil sonrası hüznü giderecek şeyler. Bunlar benim aklıma gelenler, sizlerin de bu konuda söyleyecekleri varsa duymak isterim, bana yazabilirsiniz.

About the Author

Leave a Comment