Ne düşünürseniz o’sunuz!

Hayatta hep aynı tür ilişkileri mi kendinize doğru çekiyorsunuz? En korktuğunuz şey devamlı olarak başınıza mı geliyor? Ya da hiç istemediğinizi düşündüğünüz ve en çekindiğiniz şeyler sık sık karşılaştığınız şeyler mi? Aslında bunun şaşılacak hiçbir yanı yok…

Hepimiz enerjetik düzeyde belli titreşimler yayıyoruz. Tüm canlıların yaydığı gibi... Kendi farkındalığımız ve günlük hayatta farkında olarak duygularımızı yönetebildiğimiz sürece, titreşimimizi belli bir seviyede tutabiliyoruz. Olaylara takılan, endişe duyan ve sık sık kendinden şüphe eden enerjisi düşük insanlar ise, bu yaydıkları enerjinin bir sonucu olarak, yine düşük enerjili insanları kendilerine çekiyor ve olumsuz olayları tekrar tekrar yaşıyorlar.

Hepimizin başına gelmiştir. Sınavdan kötü not alacağımızı düşünürüz ve o kötü notu alırız. Patronumuzun bize istediğimiz maaşı vermeyeceğini düşünürüz, gerçekten de vermez. Diyet yapmamıza rağmen kilo veremeyeceğimizi düşünürüz ve hiçbir zaman istediğimiz kiloya gelemeyiz. Aynen kendini kanıtlayan döngü ya da “kendini gerçekleştiren kehanet” gibi düşündüğümüz şey ya da yaydığımız titreşim bize aynen geri gelir. Peki buna bir dur demek ve daha yüksek enerjide hayatı deneyimlemek nasıl mümkün olabilir? Öncelikle kendimizin farkına vararak… Başkalarını suçlamayı bırakarak… Başkalarının sanki bizim davranışlarımıza etkisi varmış gibi ya da hayatımızı başkaları belirliyormuş gibi yapmaktan vazgeçerek... Öncelikle şöyle bir kullandığımız dile bakarak.

Sık sık ‘imkansız, zor, korkunç, felaket, rezalet’ gibi kelimeleri kullanıyor muyuz? Yine sık kullandığımız cümleler arasında “Ben çok şanssızım, benim başıma hiç iyi bir şey gelmez” gibi cümleler var mı? Eğer varsa, emin olabilirsiniz ki, bu cümleler hayatınızda gerçekleşmeye devam edecek.

Bunu fark ettiğimiz anda ne yapmalıyız?

Öncelikle hafif hafif, adım adım, olumluyu çağrıştıracak kelimeleri seçmeliyiz. Mesela; ‘zor’ yerine ‘kolay değil’ ifadesini kullanmak gibi… ‘Kolay değil’in içinde kolay kelimesi var. Bunu sık sık tekrar ettiğimizde, yavaş yavaş, bahsettiğimiz olayın ve genelde yaşam deneyimimizin kolaya dönüştüğünü ve kolay kelimesinin kolay enerjisini çektiğini göreceğiz. Bu kadar mı basit derseniz, inanılır gibi değil ama gerçekten böyle. Tabii ki birçok dış faktör var ama temelde hayatımızın tekrarlayan öyküleri, başımıza sık sık, tekrar tekrar gelen olaylar dönüp dolaşıp kendi yaydığımız enerjiyle çok bağlantılı. Başka neler yapılabilir bu konuda? Bilinçaltında oluşan negatif titreşimi ne kadar kendimize ikna etmeye çalışırsak çalışalım bilinçüstü metodlarla ortadan kaldırmak ve tahliye etmek mümkün değil. Bunun tek yolu duygularımızın farkına varmak, bunu niye böyle hissettiğimizin sebeplerine bakmak ve eğer mümkünse ve inanıyorsak, enerji yöntemlerinden destek almak. Enerji çalışmalarıyla bilinçaltı seviyede olumsuzun tahliye edilmesine yönelik çalışmalar, uzun dönemde, önce enerji boşluğu ve temiz bir alan yaratacak, daha sonra da buraya farkındalıkla daha olumlu bir enerjiyi koymamıza yardımcı olacaktır.

About the Author

Leave a Comment