Ara
  • Rana Beri

Şu “Meditasyon” Dedikleri…

En son güncellendiği tarih: 4 Haz 2019

Geçtiğimiz hafta sonu Chopra Center’in Türkiye ‘deki eğitmenlerinden Ebru Şinik’in verdiği bir meditasyon eğitimindeydim.

Bu yazımda sizlerle hem bu eğitimle ilgili , hem de meditasyonla ilgili izlenimlerimi paylaşmak isterim.

Ben meditasyona üniversite yıllarımda başladım ve o zamandan beri de ( neredeyse düzenli olarak ) meditasyon yapmaktayım. Meditasyonun, benim yaşam akışında sakin kalmama ve rahat olmama çok faydası olduğunu biliyorum. Meditasyonla ilgili araştırmalara ve yeni bilgilere de ilgi duyuyorum. Bu eğitime de farklı bir meditasyon türü olan “Primordial Sesler Meditasyonu”nu öğrenmek için gittim.



Bu eğitimi anlatmadan önce,”meditasyon” nedir? Buna birazcık sizlerle bakalım. Meditasyon denilince genellikle insanların aklına düşüncelere dalmak, dua etmek ya da tefekküre dalmak gelir. Bunlar, meditasyona yakın olmakla birlikte, tam olarak meditasyonu tanımlamaz. Meditasyon, en temel tanımıyla, zihnin sakinleşmesi ve “mutlak sessizlik ve huzur alanı”na doğru yol almasıdır.

Meditasyon, düşüncelerimizi yavaşlatarak, düşüncelerimiz arasındaki boşluğa, mutlak sessizlik ve huzur alanına geçmemizi sağlar. Bu alan aynı zamanda yaratıcılık alanıdır, saf bilinç alanıdır, sonsuz olasılıklar alanıdır.

Yapılan yüzlerce bilimsel araştırmaya göre, düşüncelerimiz yavaşladıkça, bu sessizlik alanına geçiş anları arttıkça ve uzadıkça, nabzımız yavaşlar, kalp atım hızımız yavaşlar, büyüme hormonu (vücuttaki yaşlanmayı geciktiren hormon) daha çok salgılanır ve bağışıklık sistemi güçlenir.

Çok farklı meditasyon türleri var. Bunlardan transandantal meditasyon ve primordial sesler meditasyonu “mantra” meditasyonudur.

Mantra, bir ses veya titreşimdir ve sessizce zihinden tekrarlandığında bilincin  derin seviyelerine ulaşmanıza yardım eder. Sanskritçe bir terim olan mantra “zihnin vasıtası” anlamına gelir ve gerçekten de sizi zihnin daha durağan, daha dingin, daha huzurlu düzeylerine götüren bir  araçtır.

Mantralar arasında herhalde en bilineni “OM” mantrasıdır.

Mantranın tekrar tekrar söylenmesiyle, ardı ardına gelen düşünceler yavaşlamaya, zihin sakinleşmeye başlar. Düşüncelerin arasında mantralar  söylendikçe, boşluklar (bunlara “aralık” ve “gap” de diyoruz) oluşmaya başlar. Bir süre sonra hem mantraları söylemeyi, hem de düşünmeyi bıraktığımız anda bu aralıktan, mutlak sessizlik alanına gireriz. Girer, girer çıkarız. Meditasyon boyunca bu süreç devam eder.

Tüm yaratıcılığın kaynağı olan yerle bağlantıya geçmemizi sağladığı için, düzenli meditasyon yaptığımızda, yaratıcılığımızın arttığını görürüz. Bu sakin alanla düzenli olarak ( günde iki kez yarımşar saat) temasa geçmek bizi “dingin farkındalık” haline de sokar. Sinir sistemimiz sakinleşir, otomatik stres tepkilerini daha az vermeye başlarız ve olaylara daha sakin yaklaşabiliriz.Aynı zamanda da, uyanık ve etrafta olup bitenin farkındayızdır.Bu farkındalıkla, önümüze gelen seçenekleri de daha objektif değerlendirip, gerçekten kendimizle uyumlu seçimler yapabiliriz.

Chopra Üniversitesi eş-kurucuları Dr. Deepak Chopra ve Dr. David Simon  çok eskilere dayanan Primordial Sesler Meditasyonu uygulamasını gözden geçirerek, yeniden canlandırmışlar ve öğrenmesini kolay bir hale getirmişler.

Primordiyal Sesler Meditasyonu eğitimi esnasında size kişisel bir mantra veriliyor. Size verilen mantra, doğduğunuz yer, zaman ve saatte, evrenin o zaman aralığında yarattığı bir titreşim aslında. Bu mantra, her şahsa özel olarak, kişinin doğum tarihi ve saatine bakılarak,  Vedik ( Hint) astrolojisindeki matematiksel formüller uygulanarak hesaplanmakta.

İki günlük bu eğitimde yeni mantramla meditasyon yapmaya başladım. Meditasyonun benim hayatımda yarattığı artıları da bir kez daha derinden fark ettim.

Sevgilerimle,

Rana

0 görüntüleme

© 2019 by Rana Beri