ENG
Rana Beri
ENG
trendEra Kariyer Röportajı

trendEra Kariyer Röportajı

#Insanların kendi güçlerini fark etmelerini sağlamak büyük keyif..." Rana Beri-Mütercim tercümanlıktan yaşam koçluğuna...


Rana Beri, Boğaziçi Üniversitesi Ceviribilim (Mütercim Tercümanlık) Bölümü'nden Konferans Çevirmeni olarak mezun olmuş. İskoçya Strathclyde Universitesi'nde, "Türkiye-AB İlişkileri üzerine Siyaset Bilimi master'ı yapmış. Türkiye'de ICF (Uluslararası Koçluk Federasyonu) onaylı iki koçluk okulunu bitiren Beri, ayrıca Transformal Nefes, Theta Healing Basic DNA, Theta Healing Basic Advanced DNA, International Quantum Coaching Practitioner, NLP Practitioner, "The Work" Semineri, Primordiyal Sesler Meditasyonu, iç Sesler Diyaloğu-Temeller, Ic Sesler Diyaloğu-ilişkiler, NLP Business Practitioner gibi birçok eğitim almış.


Yaşam koçluğuna geçişinizden bahseder misiniz? 


Yaklaşık 20 yıl boyunca tercümanlık ve hocalık yaptım. Bundan yaklaşık 4-5 yıl önce fark ettim ki, tercümanlıkta ben iki tarafın anlaşmasına destek oluyorum, yani birbirinin dilini bilmeyen iki taraf ben orada olduğum için birbirini anlayabiliyor. Tercümanlıkta nasıl iki tarafı anlaştırıyorsak, kendi içimizdeki tanıdığımız tarafla tanımadığımız tarafı bir araya getirerek anlaşmalarını sağlayabilmek lazım. Kendinizi tam anlamıyla tanıdığınızda, yaşamdaki büyük resminizi görüyorsunuz. Bu resimde nereye gitmek istediğinizi net bir şekilde fark ediyorsunuz. Seçeneklerinizi görüyor, en çok hangisini istediğinize karar veriyorsunuz. Tüm bu odaklanma, kendini tanıma, seçeneklerini görme, harekete geçme aşamalarında koçluk desteği sizin çok daha etkin ve hızlı bir şekilde hedeflerinize ulaşmanızı sağlıyor. Koçluğun bu şekilde insan kendi gücüyle buluşturduğunu gördüğüm zaman, artık hayatımın geri kalanında yapacağım işin koçluk olduğunu anladım. Daha çok insanın gücünün farkında olmasına ve kendi hayatını istediği gibi yaşamasına hizmet etmek istedim.


Meslek değiştirmeye nasıl karar verdiniz?
 


Universitede hocalık yapmak çok sevdiğim bir işti. Derslerimde öğrencilerimin yaşamdan ne istediklerini fark etmeleri için onları zaten hep yüreklendirirdim. Zamanla, onların kendi güçleriyle tanışmasını sağlamaktan büyük keyif aldığımı fark ettim. Sonra bu keyif ve tatmini sadece öğrencilerimle değil, başkalarıyla da yaşamak istedim. İnsanlara yardım etmenin ötesinde, sanırım koçluğu çok severek yapmamın sebebi; bir süre sonra, ben o kişinin yanında değilken de, onun kendi gücünü hissederek yaşamaya devam etmesi.


Siz bu kararı verdiğinizde koçluk bu kadar bilinen bir iş değildi. Tereddüt etmediniz mi?


Koçluk yaklaşımını kullanarak iletişimde olmak, benim koçluğun ne olduğunu öğrenmeden çok önce yapmaya başladığım bir şeydi. Örneğin çocuğum okuldan bir problemle geliyor, benimle paylaşıyor, ama ben ona özellikle akıl vermiyordum. Ona, "Bir daha sefere neyi farklı yaparsın?" diye sorup onun düşünmesini sağlıyordum. İşte bu tam bir koçluk sorusudur. Bu yaklaşımın çevremdekileri de kendi güçleriyle buluşturduğunu fark ettim. Meşhur bir sözümüz vardır bizim koçluk camiasında "En iyi koç, orada olmayan koçtur. Burada kastettiğimiz, kendi fikir ve görüşlerini empoze etmeyen, gerektiğinde sesiz kalabilen, kişinin kendini fark edebilme sürecine destek olan koç...


Tam olarak nedir koçluk?


Koçluk her konuda her zaman olabilir, illa ki bir problemle karşılaştığınızda olmak zorunda değil. Örneğin bir iş teklifi aldınız ve karar veremiyorsunuz ya da iş teklifi almadınız ama işinizi değiştirmek istiyorsunuz. Veya çocuğunuz yurt dışında üniversiteye gidecek ve siz bir anne olarak bununla başa çıkabilmek için strateji geliştirmek istiyorsunuz. Koçlar olarak biz her zaman şimdi ve gelecekle ilgili çalışıyoruz.


20 yıl başarının ölçülebilmesi daha net bir meslekte çalışmışsınız. Şimdi koçluk yaparken geri bildirimleri nasıl alıyorsunuz? 


Sürecin sonunda kişinin geldiği nokta benim için geri bildirim aslında. 3-4 aylık periyodlar sonrasında o kişinin yaşamındaki değişiklikler benim için çok önemli. Belki tercümanlıktaki gibi direkt olarak sonucunu ve ödülünü görmüyorsunuz ama o yaşamlara dokunmak çok farklı. Su halkası gibi, siz birisinin yaşamına dokunuyorsunuz, o kendi yaşamındaki herkese dokunuyor. Çünkü bu süreçte onlar da olaylara nasıl yaklaşacaklarını öğreniyorlar ve koçluk yaklaşımı geliştiriyorlar.

PAYLAŞ
BENİ TAKİP EDİN